MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik, katılan ...'ın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkında silahla tehdit, tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebine gelince;
1-Silahla tehdit ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanık hakkında katılan ...'a yönelik silahla tehdit ve müşteki ...'a yönelik de TCK'nın 106/1-1. cümle kapsamında düzenlenen tehdit eylemini gerçekleştirdiği iddiasıyla dava açıldığı ve Mahkemece daha ağır olan silahla tehdit suçundan 43/2. maddesi uygulanarak ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de; 7188 sayılı Kanunun 26. maddesi ile CMK'nın 253/3. maddesine aynı mağdura karşı ibaresinin eklenmesi nedeniyle, sanığın müşteki ...'a yönelik TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit eyleminin, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alındığı, müşteki İbrahim'e yönelik tehdit suçundan uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, katılan ...'a yönelik silahla tehdit suçunda TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
2-Tüm suçlar yönünden;
Sanığın, hastanede beklediği esnada katılan ... ve yanında bulunan arkadaşları olan müşteki ... ve tanık ...'in önüne geçtiklerini ve katılan ...'ın kendisine hakaret ve tehdit ettiğini beyan etmesi karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre, TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.