MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın 15/07/2013 tarihli tehdit ve hakaret eylemlerinin eşe karşı kasten yaralama suçuyla birlikte işlediğinden uzlaşmaya tabi olmayacağı belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Katılanın aşamalarda her iki suç tarihinde gerçekleşen eylemlerinden dolayı istikrarlı beyanlarda bulunarak ayrıca 27/08/2013 tarihli olayda sanığın yanına gelen kişilerin duruşma aşamasında bildirilen tanıklar ... ve ... olmadığını belirtmesi, katılanın 15/07/2013 tarihli olayda yaralandığına ilişkin kati rapor bulunması ve sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, sanığın duruşmada tekrar ettiği soruşturma aşamasındaki ifadesinde olay yerine tek başına gittiğini, olaya ...'in tanık olduğunu ve çocuğunu katılanın evinin önünde görüp katılana teslim ettiklerini beyan etmesi, tanık ...'in aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunarak sanığa çocuğunu katılanın evinin önünde gösterdiğini ve tekrar katılanın evine götürdüğünü belirtmesi, sanığın duruşmada yanında olduğunu beyan ettiği tanıklar Ali Yaşar ve Mehmet Yaşar'ın ise sanığın polis olan tanık Mehmet'i katılanla konuştuktan önce mi yoksa sonra mı aradığı hususunda birbirleriyle çelişkili beyanlarda bulunmaları karşısında; beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu açıklanıp tartışıldıktan sonra tüm deliller çerçevesinde her iki suç tarihinde gerçekleşen eylemler dolayısıyla sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
b-Bozmaya uyularak tüm deliller tartışıldıktan sonra sanığın 27/08/2013 tarihli tehdit ve hakaret eylemlerini gerçekleştirdiğinin kabulü halinde ise;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.