MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Silahla tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, gerekçeli kararın sanık ...'a 20/03/2014 tarihinde Eşme K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından tebliğ edildiği, hükmün tebliğ edildiği tarihte cezaevinde bulunan sanığa yapılan tebligatta 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine göre kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği, ancak gerekçeli kararın tebliğine ilişkin işlemlerin 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine uygun yapılmadığı da gözetilerek, sanık ...'ın temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/04/2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca, "aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15/11/2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu” şeklindeki kararları uyarınca başka suçtan Eşme K-1 Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanık ...'ın, kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 196. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanık ...'ın savunması usule uygun şekilde alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanıklar hakkında silahla tehdit suçundan temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 106/2-a-c madde ve fıkralarındaki iki farklı artırım nedeninin gerçekleşmesi nedeniyle, cezanın alt sınırdan ayrılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarları bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.