MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, yokluklarında verilen gerekçeli kararın sanıklardan ... ve ...'a 21.07.2014, sanık ...'a 01.08.2014 tarihlerinde adli tatil içerisinde tebliğ edildiğinin ve adli tatil içerisinde temyiz süresi işlemeyeceğinden sanıkların 26.08.2014 tarihinde yapmış oldukları temyiz taleplerinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
A) Sanık ...'a yükletilen yaralama ile tehdit ve sanık ...'a yükletilen tehdit suçlarından dolayı verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvuruların bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, tebliğnameye uygun olarak, sanıklar ... ve ... (...)'ın temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B) Sanık ... hakkında birden fazla kişi ile tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi, olayın diğer sanıklarından Gülüş Yılmaz'ın abisi olan sanığın tehdit eyleminde bulunmadığını beyan etmesi, olayın soruşturma aşamasında dinlenen tanığı olan katılanın kardeşi Tuğba Korkmaz'ın sanık ile temyiz dışı sanık ...'in ellerinde bıçak ve silahla katılanı ölümle tehdit ve darp ettiklerini beyan etmesi, yine katılanın amcası olan sanık ...'ın kovuşturma aşamasında sanığın katılana yönelik darp ve tehdit eylemi olmadığını, soruşturma aşamasında ise kavganın her iki
tarafının birbirine yönelik tehditte bulunduğu ve olayda bıçak, silah görmediğini beyan etmesi ve ele geçen bıçak ve silah da olmaması karşısında; sanıkla husumetli olan katılanın ve katılanın akrabası olan temyiz dışı sanık ... ile uyumsuz olan kardeşi tanık Tuğba'nın sanığın yaralama suçuna ilişkin itibar edilmeyen beyanına tehdit suçu açısından ne suretle itibar edilerek sanık savunmasına üstün tutulduğu yeterince açıklanıp tartışılmadan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Kabule göre ise;
a) Sanığın aşamalarda katılanın ablası olan Gülüş Yılmaz'ı yaralaması üzerine olay yerine gittiğini ve katılanın kendisine küfrettiğini savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, uyulması halinde, bozmanın sanık ... hakkında, geri bırakılan hükmün açıklanması durumunda, 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi gereği adı geçen sanığa da sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.