MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık ... hakkında silahla birden fazla kişi ile tehdit ve yaralama ile sanık ... hakkında birden fazla kişi ile tehdit ile yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık ...'ya yükletilen silahla birden fazla kişi ile tehdit ve yaralama ile sanık ...'a yükletilen birden fazla kişi ile tehdit ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık ... hakkında TCK’nın 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmeyerek ve sanık ...’nın bu husus yönünden temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tekerrür uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasının sonuna “en ağır cezayı içeren Uşak 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/255 esas 2005/650 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasına” biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA,
B-Sanık ...'ın yaralama suçundan verilen beraat kararının vekalet ücreti yönünden temyizine gelince;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 ve CMK'nın 327/2. maddeleri uyarınca beraat eden ve kendisini müdafi ile temsil ettiren sanık yararına ve Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasına, "karar tarihinde yürürlükte olan 2014 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5 madde ve fıkrası uyarınca 1.500 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" cümlesinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca ONANMASINA,
C-Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ... 'yı yaralama suçundan, suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ... 'yı yaralama ve katılanlar ... ve ...'i birden fazla kişi ile tehdit suçlarından verilen beraat kararının incelenmesinde,
Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılan ... ...'yı yaralama suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin sanık ...'ın sorgu tarihi olan 17/05/2011, sanık ...'in sorgu tarihi olan 10.03.2010, sanık ...'ın 04.03.2011 gününden inceleme tarihine kadar, suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ... 'yı yaralama ve katılanlar ... ve ...'i birden fazla kişi ile tehdit suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre, TCK'nın 66/1-e, 2 ve 67. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımının son kesme nedeni olan sorgunun yapıldığı 19.04.2010 tarihinden sonra temyiz sürecinde gerçekleştiği anlaşıldığından,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.