(5237 S. K. m. 52, 106)
Dava ve Karar: Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Mağdurun, 23.01.2006 tarihli duruşmada şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, katılan sıfatı sona erdiğinden hükmü temyiz hakkının bulunmadığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddeleri uyarınca mağdur İ.. T.. vekilinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz isteğinin reddine,
2- Sanık ve müdafiinin temyizlerine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 1 yıl 11 ay 12 gün yerine 11 ay 12 gün olarak eksik ceza tayin edilmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
a- Tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerde eleştiri dışında cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık M.. K.. ve müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, temyiz davasının esastan reddiyle tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarına ilişkin hükümlerin onanmasına,
b- 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümde ise, TCK'nın 52. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak 10 ay karşılığı 6000 TL adli para cezası yerine, 6840 TL adli para cezası verilerek fazla ceza tayini,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık M.. K.. ve müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasındaki TCKnın 52. maddesinin uygulanması sonucu belirlenen 10 ay hapis cezasının TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL den (300x20 TL= 6000 TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına biçiminde düzeltilmek ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda onanmak suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 03.07.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy