MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında hakaret suçundan kamu davası açıldığı halde bir karar verilmediği, ancak zamanaşımı içerisinde bir karar verilebileceği olanaklı görülerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık ...’un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜ ONANMASINA,
2) Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve mala zarar verme eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın katılanlara yönelik silahla ateş etme eyleminin, TCK'nın 106/2-a maddesindeki silahla tehdit ile aynı Kanunun 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, bu durumda, TCK'nın 44. maddesi uyarınca yalnızca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, kanuni olmayan gerekçe ile genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da mahkumiyet hükümleri kurulması,
b) Sanığın ateş etmesiyle camı kıralan evin malikleri ... ve ...’ün 09.09.2013 tarihli oturumda şikayetten vazgeçmeleri karşısında, sanığın vazgeçmeyi kabul edip etmediği saptanıp, kabul etmesi halinde mala zarar verme suçundan açılan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy