MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın mağdur ...'ya yönelik eşe karşı kasten yaralama ve tehdit suçlarını, mağdurlar ... ve ...'ya yönelik tehdit suçundan farklı bir zamanda işlediği belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Hükümlerin gerekçesinde, dosya kapsamı ile ilgili olmayan 22/10/2013 tarihli başka bir iddianame anlatımına yer verilerek, hükümler ile gerekçe arasında çelişkiye neden olunması,
2-Kabule göre de;
a-5237 sayılı Kanun'un 43/3. maddesinde yer alan, kasten yaralama suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı yönündeki düzenleme karşısında, sanığın suç tarihinde mağdura karşı gerçekleştirdiği kasten yaralamaya eylemlerinin ayrı ayrı suç teşkil edeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1. maddesindeki zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle TCK’nın 43/3. maddesine aykırı davranılması,
b-Sanığa yükletilen, mağdurlar ... ve ...'ya yönelik tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümleri ile ilgili olarak;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c-Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu TCK'nın 106/1-1. cümlesine uyan suçun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy