MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdurun disiplin soruşturması sırasında verdiği ifadesinde, sanığın ''.... bundan sonra görürsün'' biçimindeki sözlerle kendisini tehdit ettiğini, savcılık aşamasında ise tehdit sözlerinden hiç bahsetmeyerek, sanığın hakaret ettiğini ve kendisine saldırmak istediğini belirtmesi, kovuşturma aşamasında alınan beyanında ise sanığın sarf ettiği sözleri hiç hatırlamadığını ileri sürmesi ayrıca 04.12.2012 tarihli ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun düzenlediği tutanak içeriğinde tehdit sözlerinden hiç bahsedilmemesi ve tanık ... 'nın aşamalarda çelişkili beyanlarının bulunması, dosya kapsamına göre sadece tanık ...'ın anlatımlarının tutarlı olduğunun anlaşılması karşısında, disiplin soruşturması sırasında dinlenen ...'in gerekirse duruşmaya çağrılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Kabule göre ise, Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.