MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozma üzerine Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ...'in aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanık ...'nın, “sanıklar ve katılanlar olay günü tartıştılar, karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ediyorlardı, kim olayı başlattı bunu bilmiyorum, detayını hatırlamıyorum, ancak sanık ... olayın içerisinde yoktu, o sadece tarafları ayırmaya çalışıyordu, onun hakaret ve tehdit ettiğini duymadım”, tanık ...'ın “olay yerinde ...'i görmedim, kalabalıktı”, katılan ...'nin dayısı olan tanık ...'nin ise, “.... dışındaki diğer sanıklar katılanlara hakaret ettiler, ben sadece hakaretlerini duydum, tehdit içeren herhangi bir söz söylediklerini duymadım, dağa kaldıracağız diye birşey söylediler mi bunu duymadım” şeklinde beyanda bulunmaları karşısında, beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğunun kararda gösterilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ... ....'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma kararının, CMUK'un 325. maddesi gereğince hükmü temyiz etmeyen sanık ...’ya da sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy