MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, ...’ın temyiz davası isteğinin sanık sıfatıyla kendisi hakkında tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay tarihinde sanıkla katılan ...’in tartıştıklarının ve karşılıklı küfürleştiklerinin kabul edilmesi, sanık hakkında hakaret eyleminden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda, TCK’nın 129/3. maddesi uyarınca indirim yapılması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi üzerinde durulup, tehdit eylemi yönünden TCK'nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-TCK’nın 62. maddesinin uygulanması sırasında sonuç cezanın 2 yıl 3 ay 2 gün yerine, 1 yıl 15 ay 2 gün olarak eksik belirlenmesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (2) no’lu bozma nedeni yönünden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.