MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Silahla tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Anayasa'nın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230, 232 ve 289/1-g (1412 sayılı CMUK'nın 308/7.) maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Tanık ...'ın sanığın kardeşinin eşi olması karşısında, tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenmesi suretiyle CMK’nın 45 ve 51. maddelerine aykırı davranılması,
b-Sanık hakkında silahla tehdit suçundan hükmedilen hapis cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi gereğince indirim yapıldığı halde, "suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına" karar verilmesi suretiyle çelişki yaratılması,
c-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete' de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.