MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet, temyiz isteğinin reddi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre hüküm fıkrasında cezaevinde bulunan sanığın kanun yoluna ne şekilde başvuracağının belirtilmemesi ve sanığa bizzat tebligat yapılması gerekirken vasiye yapılan tebligatın da geçersiz olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz isteğinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek mahkemece verilen ret kararının kaldırılması suretiyle dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığa duruşmadan bağışık tutulma hakkının hatırlatılmadığı ve bağışık tutulma talebi de bulunmadığı halde hükmün açıklandığı 14.09.2015 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan SEGBİS aracılığı ile savunması alınarak hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy