Kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarına azmettirme suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/01/2017 tarihli ve 2017/1664 soruşturma, 2017/862 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/02/2017 tarihli ve 2017/374 değişik iş sayılı kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 21/08/2017 gün ve 94660652-105-35-3795-2017-KYB sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/09/2017 günlü ve 2017/50306 sayılı bozma düşüncesi içeren ihbarnamesiyle daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,
Bu kapsamda şüpheliler ve müştekinin ifadesi alınmadan, müştekinin iddiaları kapsamında bir örneği dosya arasında bulunan Sema Çelik tarafından müşteki ... yakınlarına 13.000,00 TL teslim edilmesine ilişkin makbuzda isimleri yer alan ...., ..., Sema Çelik ile bu ödemeye aracılık ettiği iddia edilen ... Avukatı ...’in bahse konu ödemenin neye ilişkin olduğuna yönelik ifadeleri alınmadan eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca mercii Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/02/2017 tarihli ve 2017/374 değişik iş sayılı kararının bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarına azmettirme suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma sonucunda, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca "her ne kadar müşteki ..., 09/12/2014 tarihinde şüphelilerin yönlendirmeleri ve azmettirmeleri sonrasında İdris HEPBAYTAŞ adındaki kişiyi yaraladığını iddia ederek bu nedenle kendisini azmettiren şüpheliler hakkında şikayetçi olmuş ise de, müştekinin şikayet dilekçesinin içeriğine, Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/07/2015 tarih, 2015/95 Esas ve 2015/510 sayılı Kararının içeriğine, Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/95 Esas sayılı dosyasında müşteki olarak beyanı alınan ...'ın beyanının içeriğine, tanık olarak dinlenen şüphelilerin beyanlarının içeriğine ayrıca aynı yargılama sırasında dinlenen diğer tanıkların beyanlarının içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre, şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair müştekinin soyut iddiasından başkaca hakkında kamu davasının açılmasını
gerektirecek yeterli ve kesin delil bulunmadığından" biçimindeki gerekçeyle, 30/01/2017 tarih ve 2017/1664 soruşturma, 2017/862 karar numarasıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kurulduğu, bu karara yönelik şikayetçi tarafından yapılan itirazın mercii Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/02/2017 tarihli ve 2017/374 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği ve anılan mercii kararının kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarına azmettirme suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/01/2017 tarihli ve 2017/1664 soruşturma, 2017/862 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/02/2017 tarihli ve 2017/374 değişik iş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. "2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet Savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet Savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK’nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İncelenen dosyada;
Şikayetçi ...'ın 27/01/2017 havale tarihli dilekçesinde özetle; şüpheliler ... ve ...'in kendisini,... isimli kişiyi yaralaması için azmettirdiklerini, kendisine para teklif ettiklerini, avukat tutacaklarını ve para cezası verilirse ödeyeceklerini söylediklerini, kendisinin de kabul ettiğini, İdris Hepbaytaş'ı yaraladığını, olay nedeniyle ceza aldığını ancak şüphelilerin vaad edilen hiçbir şeyi yapmadıklarını, şüphelilerin kendisini tehdit ve yaralama suçuna azmettirdiklerini belirttiği,
Şikayetçinin sanık olarak yargılandığı Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/95 E-2015/510 K. Sayılı ve 07/07/2015 tarihli kararının, soruşturma dosyası içerisine alındığı,
Anılan kararın incelenmesinde, ... hakkında ... isimli kişiye yönelik silahla kasten yaralama ve silahla tehdit eylemlerinden kamu davası açıldığı, sanık ...'ın savunmalarında özetle; mahalleden tanıdığı ve kardeşi saydığı .... (....)'e cinsel içerikli bir mesaj geldiğini, mesajı İdris Hepbaytaş'ın gönderdiğini, bu durumu ... (Tanin)'den öğrendiğini, olay günü ...'nin annesi....babası ... ve ...isimli kişi olduğu halde ..'la buluştuklarını, konuşma sırasında bir anda sinirlenerek İdris Hepbaytaş'a vurduğunu ve bıçakla seni keseyim mi dediğini belirttiği, şüpheliler ... ve ...'in kendisini azmettirdiklerine dair anlatımda bulunmadığı, yapılan yargılama neticesinde ...'ın anılan suçlardan cezalandırılmasına karar verildiği ve temyiz edildiği,
Şikayetçi ... tarafından verilen 09/02/2017 havale tarihli itiraz dilekçesinde; ...'in annesi ve ...'in eşi olan ....'in, 13.000 TL parayı avukatı ... tarafından teslim ettiğini belirttiği, yine dosya içerisinde mevcut olan TUTANAKTIR başlıklı 16.03.2016 tarihli evrakta; Sema Çelik tarafından 13.000 TL'nin ...'a verilmek üzere isim ve soy isimleri yazılı imzalayan ... yakınlarına teslim edildiğinin yazılı olduğu, evrakın ... ve ... isimli kişiler tarafından imzalandığı,
Şüpheliler ve şikayetçinin ifadesinin alınmadığı, şikayetçinin iddiaları kapsamında bir örneği dosya arasında bulunan Sema Çelik tarafından şikayetçi ... yakınlarına 13.000,00 TL teslim edilmesine ilişkin makbuzda isimleri yer alan ..., ..., .... ile bu ödemeye aracılık ettiği iddia edilen avukat ....’in bahse konu ödemenin neye ilişkin olduğuna ve olaya ilişkin beyanlarının tespit edilmediği,
Anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Şüphelilerin ve şikayetçinin ifadesi alınıp, şikayetçinin iddiaları kapsamında bir örneği dosya arasında bulunan .... tarafından şikayetçi ... yakınlarına 13.000,00 TL teslim edilmesine ilişkin makbuzda isimleri yer alan ...., ..., ...ile bu ödemeye aracılık ettiği iddia edilen avukat....’in bahse konu ödemenin neye ilişkin olduğuna ve olaya ilişkin beyanları tespit edildikten sonra şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden mercii Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/02/2017 tarihli ve 2017/374 Değişik İş sayı ile verilip kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 03/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy