Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2016 tarihli ve 2016/14 esas, 2016/419 sayılı kararının infazı sırasında Cumhuriyet savcısınca, sonradan yürürlüğe giren ve hükümlü hakkında lehe düzenleme içeren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda karar verilmesi talebi üzerine anılan Mahkemenin, yeni düzenlemenin infaza ilişkin hüküm içermediği, leyh veya aleyhe sonuç doğurup doğurmayacağına bakılamayacağı gerekçesiyle infazın durdurulmasına yer olmadığına ilişkin 15/12/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararını müteakip, hükümlünün 6763 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması talebiyle yaptığı 16/01/2017 tarihli başvurusu hakkında anılan Mahkemenin, talebe ilişkin olarak 15/12/2016 tarihli ek kararın verildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair 17/01/2017 tarihli ve aynı sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2017 tarihli ve 2017/117 değişik iş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 14/09/2017 gün ve 94660652-105-36-6287-2017-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/09/2017 gün ve 2017/52872 sayılı bozma düşüncesi içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinde yer alan tehdit suçunun, hükümden sonra 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 3. alt bendi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde
isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca mercii Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2017 tarihli ve 2017/117 Değişik İş sayılı kararının bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2016 tarihli ve 2016/14 esas, 2016/419 sayılı kararının infazı sırasında Cumhuriyet savcısınca, sonradan yürürlüğe giren ve hükümlü hakkında lehe düzenleme içeren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda karar verilmesi talebi üzerine anılan Mahkemenin, yeni düzenlemenin infaza ilişkin hüküm içermediği, leyh veya aleyhe sonuç doğurup doğurmayacağına bakılamayacağı gerekçesiyle infazın durdurulmasına yer olmadığına ilişkin 15/12/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararını müteakip, hükümlünün 6763 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması talebiyle yaptığı 16/01/2017 tarihli başvurusu hakkında anılan Mahkemenin, talebe ilişkin olarak 15/12/2016 tarihli ek kararın verildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair 17/01/2017 tarihli ve aynı sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2017 tarihli ve 2017/117 değişik iş sayılı kararının, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinde yer alan tehdit suçunun, hükümden sonra 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 3. alt bendi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Sanık ... hakkında, Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2016 tarihli ve 2016/14 esas, 2016/419 sayılı kararıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. maddesi gereğince hükmolunan ve yöntemince kesinleştirilip infaza verilen tehdit suçunda, hükümden sonra 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 3. alt bendi gereğince anılan suçun uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve buna bağlı olarak hükümlünün 6763 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması talebiyle yaptığı 16/01/2017 tarihli başvurusu hakkında Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, talebe ilişkin olarak 15/12/2016 tarihli ek kararın verildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair 17/01/2017 tarihli ve aynı sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2017 tarihli ve 2017/117 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur."şeklinde düzenleme karşsında, kesinleşen hükümlerde de uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06/12/2016 tarihli ve 06.12.2016 tarih, 2014/13-194 Esas ve 2016/466 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nın ''zaman bakımından uygulama'' başlığını taşıyan 7. maddesinin 2. fıkrasındaki ''suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanıp, infaz olunacağına'' dair düzenleme ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda ve çektirilecek cezanın hesabında duraksama başlığını'' taşıyan 98/1. maddesinde ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.'' amir hükmü uyarınca, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendine mevcut (2) ve (3) numaralı alt bentlerden sonra gelmek üzere (3), (5) ve (6) numaralı alt bentler eklenmiştir.Bu bentlere göre, tehdit (madde 106, birinci fıkra), hırsızlık(madde 141), dolandırıcılık (madde 157) suçları uzlaşma kapsamına alınmıştır.
Aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile "ibaresi madde metninden çıkırılmış, aynı fıkranın ikinci cümlesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz"şeklindeki düzenlemede bir değişiklik yapılmamıştır.
6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35 inci maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 253 ve 254 üncü maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde sanığa yükletilen TCK'nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı ve uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesinin gerektiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Hükümlünün 6763 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması talebiyle yaptığı 16/01/2017 tarihli başvurusu hakkında, Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin talebe ilişkin olarak 15/12/2016 tarihli ek kararın verildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair 17/01/2017 tarihli ve aynı sayılı ek kararına yönelik itiraz üzerine, merci Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesine ilişkin kararında isabet bulunmamaktadır.
IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, mercii Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/01/2017 tarihli ve 2017/117 Değişik İş sayılı ile verilip kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.