MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Beraat ,mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müşteki sanık ...’nin 20/01/2015 tarihli beyanında sanıklardan şikayetçi olup davaya katılmak istediğini beyan etmesi, ancak mahkemesince katılma talebi olduğu halde bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında, kararı temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyan müşteki sanık ...’nin CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilerek dosya görüşüldü:
A-Sanık .... hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyizde;
Kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, karar tarihi itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...’nin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme ve silahla kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyizde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan ...’nin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C-Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
1-Sanığın aşamalarda olay günü katılanı tehdit etmediğine dair beyanları, olayın aynı zamanda tek tanığı olan diğer sanık ...’nin de aşamalardaki beyanlarında sanığın katılanı tehdit ettiğine ilişkin herhangi bir beyanı bulunmaması karşısında, katılanın beyanlarının ne suretle sanık savunmasına üstün tutulduğu tartışılıp açıklanmadan ve sanığın katılana farklı tarihlerde attığı mesaj içeriklerinden eyleminin TCK'nın 106/1-2. cümlesinde belirtilen sair tehdit suçunu oluşturduğu da değerlendirilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-1 maddesi kapsamında kaldığının ve suçun oluştuğunun kabulü halinde ise;02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,12/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy