MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın, aynı anda TCK’nın 105/1. maddesinde tanımlanan suçu da işlediği ve bu suçtan da hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nın 253/3 maddesi gereğince tehdit suçundan uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek ve hakaret ile cinsel taciz suçlarından verilen kesin adli para cezalarının temyiz istemlerinin reddine dair ek karara yönelik temyiz talebi bulunmadığı belirlenerek, tehdit suçu ile sınırlı olarak dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığın suçlamayı kabul etmeyerek, mesajların gönderildiği üzerine kayıtlı olan telefon hattını, olaydan önce kaybettiğini söylemesi ve tarafların birbirlerini tanımadıklarını beyan etmeleri karşısında, olay tarihinin öncesi ve sonrasında makul bir süreyi kapsayacak şekilde söz konusu hattan gerçekleştirilen tüm görüşmelerin tespiti yapılarak, elde edilen telefon numaralarının sanıkla irtibatlı olup olmadıkları araştırıldıktan sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.