MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLA R : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, temyiz isteğinin reddi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığa kısıtlı olmasından dolayı vasi atanması ve dosyada mevcut Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 13/07/2016 tarihli 2009/ 639 Esas -94 sayılı Ek Karar ile vesayet süresinin uzaltıldığı ve sanığın akıl hastası olma ihtimaline binaen vasinin öğrenme üzerine temyiz isteğinde bulunması ve sanık müdafinin de vasi tarafından yapılan temyiz isteminin reddine ilişkin kararın tebliğ üzerine süre tutum dilekçesi sunduğu ancak bu dilekçenin dosya arasında bulunmadığı iddiası karşısında, temyiz isteklerinin süresinde kabul edilip, mahkemenin verdiği ret kararı kaldırılarak dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa ait adli sicil kaydından, sanık hakkında daha önceden akıl hastalığı nedeniyle güvenlik tedbiri uygulamasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, dosya kapsamındaki eylemleri ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK'nın akıl hastalığını düzenleyen 32. maddesinde öngörülen kriterlere göre "sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalıp azalmadığı" hususunda daha önceki tedavi evrakı da temin edilip, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu veya bir üniversite araştırma hastanesinin psikiyatri ana bilim dalı başkanlığından cezai ehliyeti ile ilgili rapor aldırılıp, 5237 sayılı Kanunun 32/2 ve 57. maddeleri de nazara alınmak suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
Tehdit suçu bakımından; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve vasisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesin 16.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
LG