MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Katılan ...’nın 03.06.2015 tarihinde yüzüne karşı usulüne uygun olarak verilen hükmün katılan tarafından 03.07.2015 tarihinde süresinden sonra temyiz edildiğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca katılan ...’nın, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyizlerine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, katılana hitaben söylediği ''benim sana borcum yok kimi ararsan ara bir kişiyi daha ara ben arayacağım yerleri iyi biliyorum bunu aklına sok millete Halit başkasından para almış beni kefil göstermiş diyormuşsun kendi borcu için bu isi büyütürüm bilgin olsun" şeklindeki sözlerin, tehdit suçunu oluşturmadığı gözetilmeksizin sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Tekerrür hükümlerinin, sonuç cezanın hapis cezası olması halinde uygulanmasının mümkün olacağı gözetilmeden,hapis cezası kamuya yararlı işte çalıştırma tedbirine çevrilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
b-Hapis cezasının kamuya yararlı işte çalıştırma tedbirine çevrilmesi karşısında, TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy