MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/04/2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca, "aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15/11/2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu” şeklindeki kararları uyarınca, başka suçtan hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanığın kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 196. maddesine aykırı davranılması,
2-Aynı zamanda olayın görgü tanıkları da olduğu anlaşılan müşteki ...'ın en son bildirdiği adrese çıkan tebliğin iade edilmesinden sonra MERNİS adresine veya görevli olduğu icra dairesinde duruşma günü tebliğ edilmeden, müşteki ...'e de dosya arasında yer alan genel vekaletnamade belirtilen "Abidinpaşa mah. Kayalar sok. No-10/7 Mamak-Ankara" adresine, bu adreste bulunmama halinde ise MERNİS adresine duruşma günü tebliğ edilerek duruşmadan haberdar edilip davaya katılma isteminde bulunma imkanı tanınmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
3-Kabule göre de;
a-Sanığın olay günü haciz işlemini engellemek için icra memuru olan müşteki ...'a ve avukat katibi olan müşteki ...'e yönelik, aynı suç işleme kararı ile, haciz işlemini engellemek amacıyla, tehdit niteliğindeki eylemlerinin tamamı bir bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nın 265/1 ve 43/2. maddelerinin uygulanması gerektiği gözetilmemesi,
b-Sanığın adli sicil kaydındaki ilama konu suçun TCK'nın 141. maddesi uyarınca hükmolunan hırsızlık suçu olması, hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmesi karşısında, sanığın tekerrüre esas teşkil edecek olan hükümlülüğüne konu hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı gözetilerek, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c-Hazırlıkta bilirkişiye takdir edilen 130.00 TL'nin sanığa yükletilmemesi,
d-TCK'nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler ve anılan Kanun'un 53/1. maddesinde sayılan diğer hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
e-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy