MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Silahla tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozmaya uyularak, Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen silahla tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalardan ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardan önce kurulup sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilen bozma öncesi 12/06/2007 tarihli hükümde, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi karşısında, yeni hükümde hapis cezasının ertelenmesi gerektiği gözetilmeden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinde düzenlenen aleyhe hüküm kurma yasağına aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'un temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; hüküm fıkrasına "CMK'nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, sanığın daha önceden hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve yargılama sırasında gösterdiği pişmanlık nazara alınarak cezası ertelendiği takdirde bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde kanaat hasıl olduğundan sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı Yasanın 51/1. maddesi uyarınca ERTELENMESİNE, sanığın 5237 sayılı Yasanın 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetim altına bulundurulmasına, sanığın kişiliği ve sosyal durumu nazara alınarak 5237 sayılı yasanın 51/6. maddesi gereğince denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde 5237 sayılı yasanın TCK 51/7. maddesi uyarınca ertelen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine, sanığın denetim süresini iyi halli geçirdiği takdirde 5237 sayılı yasanın 51/8. maddesi uyarınca hapis cezasının infaz edilmiş sayılmasına" ifadesinin eklenmesi ve kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmının karardan çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün bu bağlamda ONANMASINA, 20/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.