MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A)Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmün temyizinde;
Sanığın, katılanların evinin içerisinde tehditte bulunarak yere doğru ateş etmek ve evden dışarıya çıktığında da havaya ateş etmekten ibaret eylemlerinin, TCK'nın 106/2-a ve 170/1-c maddelerine uyan zincirleme biçimde silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, TCK'nın 44. maddesi uyarınca sadece en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi ile yetinilmesi ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sadece CMK'nın 223/4. maddesinde belirtilen sınırlı nedenlere dayalı olarak verilmesi mümkün bulunduğu dikkate alınmadan sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının "ceza verilmesine yer olmadığı" ibaresinin hükümden çıkarılarak "karar verilmesine yer olmadığı" ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMASINA,
B)Sanık hakkında gece vakti, silahla konut dokunulmazlığının ihlali ve silahla tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması,
2-Tekerrür hükümleri uygulanırken kısa kararda isabetli olarak TCK 58/6 ve 58/7 maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda kısa karar ile çelişecek biçimde ve infazı kısıtlayacak şekilde infazın tamamlanmasından sonra silahla tehdit suçu açısından 2 yıl 6 ay, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 2 yıl denetim süresinin belirlenmesi,
3-TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar geçerli olacağı gözetilmeksizin, aynı yasanın 53/3 maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanmakta serbest olduğuna karar verilmesi,
4-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık ... Sürmecan'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.