MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Bozma üzerine Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1) Bozma öncesinde yapılan yargılama neticesinde, tehdit ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmesi ve bozulan hükümleri yalnızca sanığın temyiz etmesi karşısında, bozma sonrasında açıklanması geri bırakılan hükümlerin, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına dair kurulan hükümlerde, anılan suçlardan hükmolunan hapis cezalarının, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Bozmadan önceki hükümde, sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5728 sayılı Kanunla değişiklik yapılmadan önceki yasal düzenleme uyarınca kurulan mahkumiyet hükmünün sanık lehine olduğunun düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’nın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının;
a) Hükümlerde yer alan “TCK m. 51’de düzenlenen ertelemeye yer olmadığına” ibaresine ilişkin kısımlar ile, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyete ilişkin hüküm fıkrasında yer alan, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasıyla ilgili kısmın, hükümlerden çıkartılması,
b) 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin hüküm fıkrasında yer alan sonuç adli para cezasının kaldırılarak, yerine “Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan hükmolunan netice adli para cezasının, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince 375 TL olarak belirlenmesine” cümlesinin eklenmesi,
c) Sanık hakkında tehdit ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinden sonra gelmek üzere, hükümlerin ilgili kısımlarına ayrı ayrı “sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının, CMUK 326/son maddesi uyarınca, TCK'nın 51/1. maddesine göre, takdiren şartsız olarak ERTELENMESİNE, TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca sanığın takdiren tehdit suçu yönünden 1 yıl 8 ay, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden 1 yıl süre ile denetim altında bulundurulmasına, TCK'nın 51/6. maddesi uyarınca denetim sürelerinde sanığa yükümlülük belirlenmesine veya uzman kişi görevlendirilmesine takdiren yer olmadığına, TCK'nın 51/7-8. maddeleri uyarınca sanık denetim sürelerinde kasıtlı suç işlerse ertelenen cezaların tamamen infaz kurumunda çektirilmesine, bu süreler iyi halli geçirilirse cezaların infaz edilmiş sayılmasına” bentlerinin eklenmesi, biçiminde DÜZELTİLMESİNE, hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA, 10/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy