Şantaj suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/02/2018 tarihli ve 2017/45067 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/4754 Değişik İş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 19/03/2019 gün ve 94660652-105-34-2128-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2019 gün ve 2019/31484 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, şüpheli ile müştekinin olaydan önce bir süre arkadaşlık yaptıkları, şüphelinin birlikte oldukları dönem içinde müştekinin rızası dahilinde bir çok kez cinsel ilişkiye girdiği ve bunları cep telefonu ile kaydettiği, müştekinin ilişkiye son vermesi üzerine, onu kararından caydırmak ve yeniden kendisiyle birlikte olmasını sağlamak amacıyla müştekinin cep telefonuna bu görüntüleri eşine, eşinin kardeşlerine, babasına, kardeşine ve kayınpederine göndereceğini ve bu görüntüleri porno sitelerinde yayınlayacağını söyleyerek bir kaç kez kısa mesaj gönderdiği iddia edilen olayda, bahsi geçen görüntü kayıtlarının müştekinin eşine ve babasına gönderildiğinin anlaşılması karşısında, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Şantaj suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/02/2018 tarihli ve 2017/45067 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/4754 Değişik İş sayılı kararının, şüpheli ile şikayetçinin olaydan önce bir süre arkadaşlık yaptıkları, şüphelinin birlikte oldukları dönem içinde şikayetçinin rızası dahilinde bir çok kez cinsel ilişkiye girdiği ve bunları cep telefonu ile kaydettiği, şikayetçinin ilişkiye son vermesi üzerine, onu kararından caydırmak ve yeniden kendisiyle birlikte olmasını sağlamak amacıyla şikayetçinin cep telefonuna bu görüntüleri eşine, eşinin kardeşlerine, babasına, kardeşine ve kayınpederine göndereceğini ve bu görüntüleri porno sitelerinde yayınlayacağını söyleyerek bir kaç kez kısa mesaj gönderdiği iddia edilen olayda, bahsi geçen görüntü kayıtlarının şikayetçinin eşine ve babasına gönderildiğinin anlaşılması karşısında, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Şantaj suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/02/2018 tarihli ve 2017/45067 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ve bu karara yönelik şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/4754 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. "2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
CMK'nın 173. maddesi; " (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik fıkra: 2/1/2017 - 680 S.K.H.K./11. md) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır." biçimindedir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli hakimliğin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK’nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İncelenen dosyada;
Şikayetçi ... vekilinin 27/09/2017 havale tarihli dilekçesiyle şüpheli ... hakkında şikayette bulunduğu, şikayetçinin 28/09/2017 tarihli ifadesinde özetle; şüpheliyle bir müddet ilişkisi olduğunu, daha sonra şüpheliden ayrılmak isteğini, bunun üzerine şüphelinin yaşadığıkları cinsel birlikteliğe ilişkin görüntülerin kendisinde olduğunu ve kendisinden ayrılması halinde bu görüntüleri eşine, eşinin kardeşlerine, babasına, kardeşine ve kayınpederine göndereceğini, bu görüntüleri porno sitelerinde yayınlayacağını söylediğini, hatta eşine cinsel ilişkiye ilişkin görüntülerden gönderdiğini ve isteklerini kabul etmemesi halinde bu görüntüleri ailenin diğer bireylerine ve arkadaşlarına göndereceğini, porno sitelerinde yayınlayacağını söylediğini beyan ettiği, şikayetçinin babasının alınan ifadesinde özetle; şüphelinin kendisine "kızınla beraberim, onu seviyorum, onu bırakmayacağım'' şeklinde mesajlar gönderdiğini, bu olaydan birkaç gün sonra kızı ile yaşadığı cinsel ilişkiye ilişkin bir videoyu şüphelinin gönderdiğini beyan ettiği, şikayetçinin eşinin alınan ifadesinde özetle; şüphelinin, eşiyle olan cinsel ilişki görüntülerini kendisine gönderdiğini söylediği, şüphelinin atılı suçu kabul etmediği, şikayetçinin, şüphelinin göndermiş olduğu mesajlara ilişkin çıktıları dosyaya sunduğu, soruşturma neticesinde özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret ve tehdit suçlarından kamu davasının açıldığı, şantaj suçundan ise "..tarafların soyut iddaları dışında şüphelilerin yüklenen suçları işlediklerini gösterir, dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığı.." şeklindeki gerekçeyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca 19/02/2018 tarihli ve 2017/45067 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, anılan karara şikayetçi vekilinin itiraz ettiği, mercii Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/4754 Değişik İş sayılı kesin nitelikteki kararıyla itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir.
Somut olayda; şikayetçi, şüphelinin aralarındaki ilişkiyi devam ettirmek istediğini, kendisinden ayrılması halinde görüntülerini akrabalarına göndereceğini ve bu görüntüleri porno sitelerinde yayınlayacağını söylediğini ileri sürmüş, şikayetçinin eşinin ve babasının alınan ifadelerinde, şüphelinin şikayetçiyle olan cinsel ilişki görüntülerini kendilerine gönderdiğini beyan etmişlerdir. Bu hususlar ile dosya bir bütün halinde değerlendirildiğinde, şüpheli hakkında isnad edilen suçtan dolayı kamu davası açılması için yeterli şüphenin mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/02/2018 tarihli ve 2017/45067 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ve bu karara yönelik şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/4754 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, mercii Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 05/07/2018 tarihli ve 2018/4754 Değişik İş sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 29/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy