Suça sürüklenen çocuk ... hakkında tehdit ve yaralama suçlarından yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Gediz Asliye Ceza Mahkemesince 02/07/2015 gün ve 2015/148 Esas, 2015/576 Karar sayılı hükümlerinin suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 01/04/2019 gün ve 2019/823 Esas, 2019/5716 sayılı kararıyla;
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suça sürüklenen çocuğun eylemlerine uyan TCK'nın 106/1-1. maddesi kapsamında tehdit ve 86/2-3e maddesi kapsamında yaralama suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş aralığında bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 2 ve 67. maddelerinde öngörülen 6 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden deneme süresinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de eklendikten sonra, inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, karar verilmiştir,
I- İTİRAZ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2019 gün ve 4-2015/318137 sayılı yazısı ile,
“KONUNUN TAKDİMİ: Gediz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/148 esas 2015/576 karar sayılı 02/07/2015 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-e-son, 29, 31/3, 62, 52/2. maddeleri gereğince 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının birer ay ara ile 20 eşit taksitte tahsiline, katılan ...'a yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. cümle, 29, 31/3, 62. maddeleri gereğince 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'mızın 2015/318137 sayılı 31/01/2019 tarihli tebliğnamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan ceza kesin nitelikte bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin reddine, tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde, suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri gereğince 6 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının hükümden sonra inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 01/04/2019 gün ve 2019/823 Esas, 2019/5716 Karar sayılı kararı ilamı ile, suça sürüklenen çocuğun eylemlerine uyan TCK'nın 106/1-1. maddesi kapsamında tehdit ve 86/2-3e maddesi kapsamında yaralama suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 2 ve 67. maddelerinde öngörülen 6 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bozulmasına, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliği ile karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ: Gediz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/148 esas 2015/576 karar sayılı 02/07/2015 tarihli kararı ile, suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-e-son, 29, 31/3, 62, 52/2. maddeleri gereğince hükmolunan 740,00 TL adli para cezasının tür ve miktarına göre, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-e maddelerinde düzenlenen kasten yaralama suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre 6 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinden bahisle, suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilemeyeceği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi gereğince Yüksek Daire'nin kararına karşı itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.
SONUÇ VE İSTEM: 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkra hükümleri uyarınca Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01/04/2019 gün ve 2019/823 Esas, 2019/5716 Karar sayılı, suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle düşürülmesine ilişkin kararının kaldırılmasına,
Gediz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/148 esas 2015/576 karar sayılı 02/07/2015 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi,
6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 3. fıkra hükmü gereğince itirazımızın Yüksek Daire'nizce yerinde görülmemesi halinde dosyanın Yüksek Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesine itirazen arz ve talep olunur”
İstemde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI:
İtiraz, suça sürüklenen çocuk ... hakkında yaralama suçundan doğrudan verilen 740.TL adli para cezasına ilişkin hükmün zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair, Dairemizin 01.04.2019 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 01/04/2019 gün ve 2019/823 Esas, 2019/5716 Karar sayılı, suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen düşme kararının KALDIRILMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmesi neticesinde;
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında yaralama eyleminden hükmolunan mahkumiyet kararında öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK'nın 106/1-1. maddesi kapsamında tehdit suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, suç tarihi itibariyle 12-15 yaş aralığında bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 2 ve 67. maddelerinde öngörülen 6 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden deneme süresinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de eklendikten sonra, inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy