MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip denetim süresinde yeni bir suç işlemesi sebebebiyle hakkında yeniden yargılama yapılan sanığın yokluğunda hüküm kurulabilmesi için, sanığa, duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verilebileceği ihtarı bulunan duruşma gününü bildirir tebligat çıkartılması gerektiği gözetilmeden, usülüne uygun tebligat olmaksızın sanığın yokluğunda hükümlerin açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230, 232, 289/1-g (1412 sayılı CMUK'nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hükümler kurulması,
3-Kabule göre de;
a-Sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulması karşısında; uygulama maddesi olarak TCK'nın 125. maddesi yerine, aynı Kanun'un 86/2 maddesinin gösterilmesi,
b-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, yine sanığa isnat edilen TCK'nın 125/1. maddesi kapsamındaki hakaret suçu ve TCK'nın 86/2. maddesi kapsamındaki basit yaralama suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c-Sanığın, temyize gelmeyen diğer sanıklarla birlikte olay yerine konuşmak için gittiği, katılanların küfür etmesi üzerine kavga çıktığını beyan eder savunması karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre tehdit ve kasten yaralama suçları için TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün ve hakaret suçu ile ilgili olarak da TCK'nın 129. maddesinde düzenlenen hükmün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy