MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz, tehdit
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen ve gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz eden ve suçtan zarar gören ...'nın sanık ... hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen beraat hükmü yönünden davaya katılma hakkı olduğu anlaşılmakla, müştekinin CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekillerinin de katılan vekilleri olarak kabulüne karar verilerek, dosya görüşüldü:
1-... vekiline, gerekçeli kararın 09.04.2010 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak hükmün adı geçen kurum vekili tarafından 18.04.2019 tarihinde süresinden sonra temyiz edildiği,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca ... vekilinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan beraat hükmünün temyizinde;
Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan ilk savunma tarihi 20.10.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... Belediyesi Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
3-Sanık ...'ın temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
a-5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesi gereğince hükmün konusu, iddianamede gösterilen eylem olduğundan iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır. İddianamenin anlatım kısmında sanığın 10.04.2009 tarihinde müştekiler ... ile ...'a "niye bozuyorsunuz... ben size beş yılı dar edeceğim" dediği, ayrıca katılan ...'e köy odasında diyerek tehditte bulunduğunun iddia edilerek sanığın 106/1-2.cümle uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği, sanığın tehdit eylemini gerçekleştirirken elindeki küreği gösterdiği veya küreği salladığı yönünden herhangi bir ibareye yer verilmediği, iddianamedeki fiille bağlılık kuralı dışına çıkılarak ve katılanlar ile tarafsız olmayan tanıkların aşamalardaki çelişkili ve birbirinden farklı anlatımlarının bulunmasına rağmen bu çelişkiler giderilmeden, hangi anlatıma hangi gerekçelerle üstünlük tanındığı, sanığın savunmasına neden itibar edildiği açıklanmadan eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile silahla tehdit suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-... ile Çine Belediyesi Başkanlığı'na davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
c-Dosya arasında yer alan 21.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda zeytin ağacı dikilen arazinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan fundalık ve çalılık vasfındaki yerde kaldığının, ikinci keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda ise "sanıkların kullanıma kattığı ve yandığı deliceden aşılanma dokuz adet zeytin ağacını köylünün ortak kullanımına ayrılmış mera vasfı taşıyan alanda olduğunun" belirtildiği, birlikişi raporlarının birbirleriyle çeliştiği, Çine Kaymakamlığı'nın 24.04.2009 tarihli kararında, 1590 parsel Hazine arazine tel ve çit ile çevirmek ve etrafındaki çalılık fundalık olan yerlere zeytin ağacı dikmek suretiyle tecavüzde bulunduğunun belirtilmesi karşısında, dosyada mevcut fen bilirkişi raporları ve krokileri de eklenerek bu yere ilişkin tapu kaydı yada mera tahsis kaydı bulunup bulunmadığı tapu müdürlüğünden sorularak, tapu yada tahsis kaydının bulunmadığının anlaşılması halinde ise suça konu yerin vasfının tayini açısından mahallinde yeniden keşif yapılarak, öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış yerlerden olup olmadığı yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorulup kesin biçimde saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hakkı olmayan yere tecavüz suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
d-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günü, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 05/11//2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy