Silahla tehdit suçundan sanık ...'ın TCK'nın 106/2-a, 29, 62. maddeleri uyarınca 10 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair,... 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/03/2018 tarihli ve 2017/575 esas, 2018/150 sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 08/05/2019 gün ve ..... Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/05/2019 gün ve.... sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daire'ye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın 11/07/2018 tarihinde alınan adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel mahkumiyet kayıtları bulunmasına rağmen, kullanıcı hatası kaynaklı olarak alınan sanığın adli sicil kaydının bulunmadığına ilişkin 18/11/2017 tarihli adli sicil kaydı dikkate alınarak koşulları oluşmamasına rağmen, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Silahla tehdit suçundan sanık ...'ın TCK'nın 106/2-a, 29, 62. maddeleri uyarınca 10 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair,... 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/03/2018 tarihli ve.... sayılı kararının, sanığın 11/07/2018 tarihinde alınan adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel mahkumiyet kayıtları bulunmasına rağmen, kullanıcı hatası kaynaklı olarak alınan sanığın adli sicil kaydının bulunmadığına ilişkin 18/11/2017 tarihli adli sicil kaydı dikkate alınarak koşulları oluşmamasına rağmen, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçeleriyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Silahla tehdit suçundan sanık ... hakkında kurulan hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda, isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi ile kabul edilmiş, 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesine eklenen 5 ila 14. fıkrayla büyükler için de uygulamaya konulmuş, aynı kanunun 40. maddesi ile 5395 sayılı Kanun'un 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılıklar hariç tutulmak kaydıyla çocuk suçlular ile yetişkin suçlular, hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı şartlara tâbi kılınmıştır.
Başlangıçta yalnızca yetişkin sanıklar yönünden ve şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak hükmolunan, bir yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezaları için kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikle, Anayasa'nın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar istisna olmak üzere, iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarına ilişkin tüm suçları kapsayacak şekilde düzenlenmiş, maddenin altıncı fıkrasına, 25/07/2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle "sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." cümlesi eklenmiş, yine maddenin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesiyle "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" cümlesi eklenmiştir.
5560, 5728, 5739, 6008 ve 6545 sayılı Kanunlarla 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yapılan değişiklikler göz önüne alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için;
1)Suça ilişkin olarak;
a- Yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması,
b- Suçun Anayasa'nın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması,
2) Sanığa ilişkin olarak;
a- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b-Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
c-Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,
d-Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğine dair bir beyanının olmaması,
e-Sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmemiş olması, şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Tüm bu şartların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve onsekiz yaşından büyük olan sanıklar beş yıl, suça sürüklenen çocuklar ise üç yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulacaktır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına ilişkin bir değerlendirme yapılması için, yargılamanın herhangi bir sujesinin talepte bulunması şart değildir. Maddede öngörülen şartların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hakim tarafından her olayda re'sen değerlendirilip takdir edilmeli ve denetime imkan verecek biçimde kararda gösterilmelidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11/03/2014 tarih ve 2013/14-102 esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz kanun yoluna
tâbi bulunması nedeniyle, gerek itiraz edilerek, gerekse itiraz kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceğinde şüphe bulunmamaktadır. Kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.
İncelenen dosyada;
Sanık ... hakkında, 14/07/2017 tarihli eylemi nedeniyle, silahla tehdit suçundan TCK'nın 106/2-a, 53, 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, sanığın hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiği, yargılama neticesinde,... 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/03/2018 tarihli ve .... sayılı kararıyla sanığın, TCK'nın 106/2-a, 29 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sabıkasız oluşu, mağdurun olaya ilişkin giderilebilir, somut objektif zararının olmaması, cezanın miktarı, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması nedeniyle, sanık hakkında, CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, sanığın 18.11.2017 tarihli adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu, UYAP ortamından alınan 11.07.2018 tarihli adli sicil kaydında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir adet kaydın yer aldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık ...'ın işlediği kabul edilen silahla tehdit suçu nedeniyle dosyaya yansıyan ve talep edilen somut maddi bir zarar bulunmamakta, manevi zarar ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmamaktadır. Sanığın işlediği kabul edilen suç, niteliği ve verilen cezanın miktarı itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında bulunmaktadır. Sanık, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini de kabul etmiştir.
Ancak; sanığın 18.11.2017 tarihli adli sicil kaydında sabıkasız olduğu görülse de,... Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2019 tarihli yazısı ile bu hususun kullanıcı hatasından kaynaklandığı, sanığın UYAP ortamından alınan 11.07.2018 tarihli adli sicil kaydına göre ise,... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13.09.2011 tarihli, 2010/221 esas, 2011/196 sayılı kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan 5 ay 25 gün hapis cezasına hükmolunduğu ve kararın 09.10.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bahsi geçen kayıt, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olup, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi yasaya aykırıdır. Kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar
uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.
Bu açıklamalar karşısında, silahla tehdit suçundan sanık ...'ın TCK'nın 106/2-a, 29, 62. maddeleri uyarınca 10 hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair,... 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/03/2018 tarihli ve..... sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden,... 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/03/2018 tarihli ve .... sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 09/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.