MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK: ...
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Düşme
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, birleştirilme kararı verilen dosyada suça sürüklenen çocuk ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından dava açılmasına karşın, mahkeme tarafından bu suçlar açısında hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı içerisinde bir karar verilebileceği belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda suça sürüklenen çocuğun hangi fiilinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiilin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak Anayasa'nın 141/3. ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230, 232, 289/1-g (1412 sayılı CMUK'nın 308/7) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2) İddianamede anlatılan sözün, olayın bütünlüğü içerisinde TCK'nın 106/1-1. cümlesinde tanımlanan tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden, şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi,
3) İki numaralı bozmaya uyularak eylemin TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamında kaldığının ve suçun subütunun kabulü halinde ise;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.