MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanığın, müştekiyi ''Bak benimle uğraşma sen zararlı çıkarsın beni kötü şeyler yapmaya zorlama'', ''Kendine gel akıllı ol ben de senin hayatını karartırım'', "Beni zorlarsan başta senin olmak üzere siz hepiniz rezil olursunuz'' şeklindeki sözlerle tehdit ettiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanığın sözlerinin 5237 sayılı TCK'nın 106/1-2. cümlesi kapsamında kaldığı gözetilmeden aynı Kanun'un 106/1-1. cümlesi gereği mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Sanığın eyleminin TCK 106/1-2. cümlesi kapsamında kaldığının ve suçun oluştuğunun kabulü halinde;
TCK'nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen ve müstakilen uzlaşmaya tabi olan sair tehdit suçunun, suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunmayan ve anılan Kanunun 107. maddesinde düzenlenen şantaj suçu ile birlikte işlendiğinin iddia edilmesi nedeniyle, CMK'nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının tehdit suçu açısından mümkün olmadığı ancak sanığın şantaj suçundan beraatine hükmedilmesi karşısında, tehdit suçunun da uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca tehdit suçu yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3) Kabule göre de;
a) Sanık hakkında, iddianamede sevk maddesi olarak TCK'nın 106/1-2. cümlesinin uygulanması talep edildiği halde, 5271 sayılı CMK'nın 226/2. maddesine göre ek savunma hakkı verilmeden TCK’nın 106/1-1. cümlesinin uygulanması,
b) Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının ve TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy