MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müşteki sanık ...'un 05/12/2013 tarihli duruşmada sanık ...'den şikayetçi olduğunu beyan etmesi ancak mahkemece katılmak isteyip istemediğinin sorulmadığının anlaşılması ve müşteki sanık ... müdafiinin kararı temyiz ederek katılma iradelerini ortaya koyması karşısında müşteki sanık ...'un CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılan,vekilinin de katılan vekili olarak kamu davasına katılmalarına karar verilerek dosya görüşüldü:
A-Sanık ... hakkında sanık ...'e yönelik hakaret ve tehdit suçları ile katılan ...'e yönelik hakaret suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-Sanık ... hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, kasten yaralama suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, kasten yaralama suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de;
a)Verilen hükmün kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230, 232, 289/1-g (1412 sayılı CMUK'nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak katılan sanık ...'in kasten yaralama ve tehdit eylemlerini ne şekilde gerçekleştirdiği, hangi sözlerin tehdit eylemine esas alındığı, tanık beyanı ile doğrulanmayan katılan ... beyanının ne şekilde suçlamaları kabul etmeyen sanık ... savunmalarına üstün tutulduğu, tartışılıp açıklanmadan, sanık ... hakkında gerekçesiz hüküm kurulması,
b)Mahkemenin, olay günü bahçede çalışan sanık ...'in, kuruyemiş kabuklarını aşağıya atmasına sinirlendiği markete giden yaşı küçük katılan ...'e hakaret ettiği, eve dönen katılanın olayı annesine anlattığı ve olayı öğrenen sanık ...'in parkta oturmakta olan Celal'in yanına gitmesi ile olayın meydana geldiği şeklindeki kabulü karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, sonucuna göre TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c)Sanığın adli sicil kaydının bulunmaması karşısında sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarıyla kişiliği değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "sanığın daha önceden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği" biçimindeki yerinde olmayan gerekçe ile CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
d)Mahkum olduğu kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık ... hakkında, TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin bir yıldan az olamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.