MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
...
MAĞDUR SANIKLAR: ..., ...
SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanıklar ... ve ... müdafiinin, sanık ... hakkında kasten yaralama ve tehdit, sanık ... hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerini yalnızca vekalet ücreti yönünden temyiz ettiği belirlenerek dosya görüşüldü:
A-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlara karşı kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyizinde;
Mağdurlar ..., ... ile ...'in hükümden sonra verdikleri 22/01/2015 tarihli dilekçelerinde şikayetten vazgeçtikleri ve bu nedenle hükümleri temyize hak ve yetkileri bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca mağdurlar ..., ... ile ... vekilinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanık ... hakkında tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanıklar ... ile ...'in tek vekaletname ile kendilerini temsil ettirmeleri ve sanık ... hakkında yargılandıkları aynı davada kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararı verilmiş olması karşısında, sanıklar müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat kararları nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde kanuna aykırılık görülmediği anlaşılmakla, yapılan incelemede;
1-Sanığın üzerine atılı hakaret ve basit yaralama suçlarının takibinin şikayete bağlı olduğu, mağdurlar ... ,Nuray ve İlkay'ın hükümden sonra mahkemeye sundukları 22.01.2015 havale tarihli dilekçelerle sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtikleri anlaşılmakla, takibi şikayete bağlı hakaret ve basit yaralama suçlarından dolayı 5237 sayılı TCK'nın 73/6. maddesi gereğince sanığa şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği de sorularak neticesine göre hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluğu,
2-Kabule göre de tüm suçlar yönünden;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret ve kasten yaralama suçları yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, tüm suçlar açısından uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.