Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'nın beraatine dair Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/02/2017 tarihli ve 2014/327 esas, 2017/84 sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile hükümlerin bozulmasına ilişkin, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 28/09/2017 tarihli ve 2017/1381 esas, 2017/1705 sayılı kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde, adı geçen sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. cümle, 125/1, 43/1 ve 52/2. maddeleri gereğince iki kez 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair, Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/05/2018 tarihli ve 2017/607 esas, 2018/588 sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 22/07/2019 gün ve 94660652-105-63-13422-2018-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/08/2019 gün ve 2019/80898 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daire'ye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 243/1. maddesinde yer alan, "Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır. Mirasçılar, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilirler." şeklindeki düzenleme kapsamında; somut olayda müşteki ...'ın katılan sıfatını aldıktan sonra vefat etmesi sebebiyle katılanın mirasçılarının olup olmadığı araştırılıp, davaya katılma taleplerinin bulunup bulunmadığının tespit edilmek suretiyle davaya devam olunarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2-Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit ve 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçuyla birlikte işlenen hakaret suçunun uzlaştırma kapsamında olmayıp, yapılan uzlaştırma işlemlerinin geçersiz olduğu, sanık hakkında tehdit eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinin 2. cümlesinde yer alan sair tehdit suçundan hüküm kurulması karşısında, somut olayda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3. maddesinin ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalkması sebebiyle hakaret ve tehdit suçlarından dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek uzlaştırma işlemlerinin yapılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebinin içeriğine, ihbarname tarihine, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 30/01/2019 gün ve 2019/1 sayılı iş bölümü kararına göre, sanık hakkında, TCK’nın 106/1. maddesinin ikinci cümlesi kapsamında sair tehdit, aynı Kanunun 125/1. maddesi uyarınca hakaret suçlarından hükümler kurulmuş bulunmakla, en ağır yaptırımı içeren suçun hakaret suçu olduğu ve bu nedenle işin incelenmesinin, daha önce de aynı dosya kapsamında tevdii kararı veren Yüksek 18. Ceza Dairesi'nin görevine girdiği anlaşıldığından, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daire'ye GÖNDERİLMESİNE, 07/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy