MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanık hakkında Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığınca 03/02/2010 tarihinde düzenlenen iddianamede sanığın müşteki ...'a yönelik "hakaret" suçunu işlediği de iddia edilerek ve sanığın bu suçtan da cezalandırılması talep edilmesine rağmen bu konuda herhangi bir karar verilmemiş ise de, zamanaşımı içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, Mahkemenin katılan ...‘ın yokluğunda yapılan yargılama sonunda sanık hakkında verdiği 06/07/2010 tarih ve 2010/122 Esas, 2010/402 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin gerekçeli kararın katılana tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamadığı gözetilmeksizin sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği yönündeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
a) Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230, 232, 289/1-g (1412 sayılı CMUK'nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
b) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...‘ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy