MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, katılan sanık ... hakkında verilen kararın vekili sıfatı ile Av. ... tarafından süresinde temyiz edilmesi karşısında, vekaletnamesi dosya içerisinde bulunmayan Av. Kadri Kutlay'ın daha sonradan yaptığı temyiz talebine yetkisi olmadığından bahisle temyizin reddi yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmeyerek, yapılan incelemede;
A-Sanık ... hakkında tehdit suçundan beraat kararı ile katılan sanık ... hakkında hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararların temyiz incelemesinde,
Eylemlere ve yükletilen tehdit suçundan kurulan beraat ile hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik, katılan sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet ve hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ile sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz incelemesine gelince, başka nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... hakkında tehdit suçu nedeniyle dosyaya yansıyan ve talep edilen somut (maddi) bir zararın bulunmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel oluşturmaması, sanığın duruşmadaki hali olumlu görülerek takdiri indirim uygulanması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılarak hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesi karşısında, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihinin 28/06/2014 öncesi olduğu gözetilip CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken "sanığın sabıkasında daha önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu" şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle, ertelemeden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar yönünden, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş sanık hakkında TCK'nın 106/1-1. maddesi kapsamındaki tehdit suçundan beraat kararı verilmesi nedeniyle hakaret suçunun da uzlaşmaya tabi hale geldiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kabule göre de;
Sanık ... hakkında, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle uzlaşma önerisinin yapıldığı sırada 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 05/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.