MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Sanıklar hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
1-Dosya arasına alınan Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.07.2014 tarih, 2014/7059 sayılı iddianamesi ve Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/373 Esas, 2015/292 sayılı Karar ilişkin gerekçeli karar incelendiğinde; katılan sanıkların, suç tarihinin, suçların (tehdit, hakaret) aynı olduğu, her iki dosyada da tanık olarak beyanı alınan tanık Seda Mandıralı'nın beyanlarının aynı olaya ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında; her iki dosyanın birlikte incelenerek mükerrer dava açılıp açılmadığının tespiti ya da sanık hakkında TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tüm delillerle birlikte mahkemesince değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanıklara isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b-Sanıkların hakaret eylemlerinin karşılıklı olduğu kabul edilerek doğrudan TCK'nın 129. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, önce adli para cezalarına karar verildikten sonra TCK'nın 129. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
c-Sanık ...'in adli sicil kaydındaki ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, daha önce verilen hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihi ve suç tarihi itibariyle engel oluşturmaması karşısında, CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu ” şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafii ile katılan ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy