Tehdit ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine dair, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen, 07/11/2013 tarih ve 2012/403 esas, 2013/429 karar sayılı hükmün, adı geçen sanık ve sanık müdafiileri tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 08/07/2019 tarih ve 2015/10256 esas, 2019/12799 sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türü itibariyle 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminin reddine karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen birden fazla kişi ile birlikte tehdit ve özel belgede sahtecilik eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalardan ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının Kanunda öngörülen biçimde infazda gözetilebileceği,
Anlaşıldığından sanık ... ve müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,” şeklinde karar verilmiştir.
I-İTİRAZ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18/09/2019 gün ve KD-2014/89319 sayılı yazısı ile;
KONUNUN TAKDİMİ:
''Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/403 esas 2013/429 karar sayılı 07/11/2013 tarihli kararı ile sanık ... hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit suçundan 5237 sayılı TCK'nın 106/2-c maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 207/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Hükmün sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'mızın 07/04/2015 tarihli 2014/89319 sayılı tebliğnamesi ile hükümlerin onanması talep edilmiştir.
Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 08/07/2019 gün ve 2015/10256 Esas, 2019/12799 Karar sayılı ilamı ile hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ:
Sanık ... 22/07/2019 tarihli dilekçesi ile itiraz yasa yoluna başvurulmasını talep etmiştir.
İtirazımız sanığın eyleminin özel belgede sahtecilik suçunu mu, yoksa 5809 sayılı Kanuna muhalefet suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir.
Katılan ...'ın hamallık yaptığı, sanığa ait ev eşyalarını taşıması üzerine sanık ile katılanın tanıştıkları, sanığın katılandan kendisine iş bulacağı vaadi ile kimlik fotokopisini aldığı, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan bu kimlik fotokopisi ile Turkcell bayiine müracaat ederek ... numaralı abonelik sözleşmesini düzenlettirdiği, bu hatla daha önceden husumetli olduğu ... ve ...'i aramak ve mesaj göndermek suretiyle bu şahıslara yönelik hakaret ve tehditlerde bulunduğu anlaşılmıştır.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 10/11/2008 tarihli ve 27050 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Abone ve cihaz kimlik bilgilerinin güvenliği" başlığını taşıyan 56. maddesinin 2. fıkrasında "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasında "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmünün düzenlendiği, aynı Kanunun "Cezai Hükümler" başlıklı 63. maddesinin 10. fıkrasında "Bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler yirmi günden yüz güne kadar; üçüncü fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler yüz günden beş yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır" hükmünün düzenlendiği anlaşılmıştır.
Sanığın katılana ait nüfus cüzdanı fotokopisini kullanmak suretiyle Turkcell bayiine müracaat ederek, katılan adına cep telefonu hattı almak için 31/07/2010 tarihli abonelik sözleşmesini düzenlettirdiğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11/12/2018 tarihli 2017/21-240 Esas 2018/626 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, GSM operatörü bayiinde çalışmayan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 207. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçuna göre özel norm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun'un 56. maddesinin 2. fıkrası kapsamında kaldığı, anılan fıkradaki eylemin yaptırımının aynı Kanun'un 63. maddesinin 10. fıkrasına göre adli para cezası olduğu, bu itibarla sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı olduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi gereğince Yüksek Daire'nin kararına karşı itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.
SONUÇ VE İSTEM:
Tüm bu açıklanan gerekçelerle;
6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkra hükümleri uyarınca sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 08/07/2019 gün ve 2015/10256 Esas, 2019/12799 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına,
Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/403 esas 2013/429 karar sayılı 07/11/2013 tarihli kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi,
6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 3. fıkra hükmü gereğince itirazımızın Yüksek Daire'nizce yerinde görülmemesi halinde dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesi itirazen arz ve talep olunur." biçiminde istemde bulunulması üzerine, dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II-İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair, Dairemizin 08/07/2019 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 08/07/2019 gün ve 2015/10256 Esas, 2019/12799 Karar sayılı, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen onama kararının KALDIRILMASINA,
Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 07/11/2013 tarih ve 2012/403 Esas, 2013/429 Karar sayılı hükmün sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçu yönünden yeniden incelenmesi sonucu:
Suç ve hüküm tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme uyarınca sanığa ön ödeme önerisinde bulunulması suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına uygun olarak hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy