MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 23/1. maddesindeki “Bir karar veya hükme katılan hâkim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, Ödemiş Sulh Ceza Mahkemesinin 06/02/2012 tarihli ve 2011/1381 esas, 2012/291 sayılı görevsizlik kararını veren hakimin, dosyanın gönderildiği Asliye Ceza Mahkemesi hakimi olarak aynı davada hüküm veremeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
a)Sanığın temyiz dışı sanık ... ile birlikte, olay tarihinde polis merkezi önünde bulundukları sırada komiser yardımcısı olan katılanı tehdit ettiklerinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, ani gelişen olayda iştirak iradesini nasıl gerçekleştirdikleri tartışılıp açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile sanık ... hakkında TCK'nın 106/2-c maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b)Sanığın eyleminin TCK'nın 106/1-1. cümle kapsamında tehdit suçu olarak kabulü halinde ise; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c)Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesi gereğince hükmü temyiz etmeyen sanık ...'e sirayet ettirilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy