MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
MÜŞTEKİ SANIK : ...
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, kovuşturma evresinde müşteki sanık ...'nin alınan savunmasında davaya katılıp katılmayacağı sorulmamış ve bu konuda bir karar verilmemiş ise de, müşteki vekilinin temyiz dilekçesinin içeriği katılma iradesini yansıttığından, müşteki sanık ...'nin CMK'nın 237/2.maddesi uyarınca katılan ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık ... hakkında tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından verilen hükümler yönünden;
1-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de;
Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, sanık ...'nin katılan ...'yı tehdit ettiğine yönelik herhangi bir tanığın da bulunmaması karşısında; katılan ...'nın beyanlarına ne suretle üstünlük tanındığı kararda yeterince açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
B-Sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen hükümler yönünden;
1-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de;
a-Soruşturma aşamasında tutulan mesaj tespit tutanağına göre sanık ...'in katılan sanık ...'e gönderdiği mesajda "senin elini kolunu bağlayıp gözünün önünde karının a... koyacam." şeklindeki sözlerinin bir başkasının yakınının cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit suçunu oluşturabileceği değerlendirilmeksizin sanık ... hakkında ayrıca hakaret suçundan da hüküm kurulması,
b-Sanık ...'nın katılan ...'ye yönelik tehdit içeren mesajlarının soruşturma aşamasında tutulan mesaj tespit tutanağına göre, olay bütünlüğü içerisinde farklı tarihlerde gönderilmesi karşısında, sanık ... hakkında TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy