MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın silahla tehdit, görevi yaptırmamak için direnme ile tehdit ve hakaret eylemlerini farklı mağdurlara karşı gerçekleştirdiği belirlenerek ve adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu hususun bozma sebebi yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında silahla tehdit ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümler yönünden;
İhbar üzerine Emirdağ İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memurlarının sanığı takibe alması üzerine sanığın, katılan polis memurları ..., ... ve ...'e elindeki av tüfeğini doğrultarak "yaklaşmayın vururum çoluk çocuğunuza yazık olur, yaklaşma seni de kendimi de vururum" dediği şeklinde gerçekleştirdiği iddia ve kabul edilen eyleminin birden fazla polis memuruna yönelik olarak ve silahla görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu, bu nedenle sanığın TCK’nın 265/1-4, 43/2 maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, eylem ikiye bölünerek silahla tehdit suçundan da ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik;
a-Sanığın TCK’nın 106/1-2. cümle ve TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki eylemlerini farklı tarihlerde birden fazla mağdura karşı gerçekleştirmesi karşısında; sanığın eylemlerinin birden fazla kez tehdit suçunu oluşturduğu ve TCK'nın 106/1-1.cümle, 43/1, 43/2 maddelerinin uygulanma ihtimalinin tartışılması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında tehdit eylemlerinden mahkumiyet hükümleri kurulması,
b-Sanığın, hakaret eylemini her iki mağdura karşı farklı zamanlarda birden fazla gerçekleştirmesi nedeniyle TCK’nın 43/2 maddesinin ayrı ayrı uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c-Kabule göre de tüm suçlar yönünden;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy