MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık ile katılanlar ... ve Songül Afşin'in yüzlerine karşı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirken, itiraz süresinin ''tefhim'' yerine ''tefhim ve tebliğ'' tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek kanun yolunda yanılgılı uygulamaya yol açıldığı bu nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere; verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 04/02/2015 tarihli ve 2014/605 Esas, 2015/21 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın 16/11/2011 tarihli sorgusunun olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, tehdit suçundan açılan kamu davasının, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince, zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.