Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nın 125/1, 62, 52 maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası, yine aynı Kanunun 106/1-1, 62, 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2019 tarih ve 2018/509 esas, 2019/378 karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/10/2019 gün ve 2019/97429 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 26/02/2018 tarihli ve 2017/7229 soruşturma, 2018/426 esas ve 2018/396 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası ile yapılan yargılama neticesinde Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2018 tarihli ve 2018/198 esas, 2018/531 sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verilmesi karşısında, farklı suç tarihleri belirtilmiş ise de, aynı eylem sebebiyle Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 19/03/2018 tarihli ve 2017/7213 soruşturma, 2018/573 esas ve 2018/513 sayılı iddianamesi ile Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesine açılan mükerrer dava nedeniyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hüküm karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
İncelenen dosyada; sanık ... hakkında, Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2019 tarih ve 2018/509 esas, 2019/378 karar sayılı kararı ile tehdit suçundan TCK'nın 106/1-1, 62, 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasına, hakaret suçundan ise aynı Kanunun 125/1, 62, 52. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezasına hükmolunduğu, kararın sanık ...'a 06/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 08/05/2019 havale tarihli dilekçesi ile süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurduğu, tehdit suçu yönünden hükmün istinaf kanun yoluna tabi olduğu ancak hakaret suçu yönünden hükmün kesin nitelikte olduğu, bu nedenle kanun yararına bozma yoluna başvurulabilecek suçun hakaret suçu olduğu, anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebinin içeriğine, ihbarname tarihine, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 30/01/2019 gün ve 2019/1 sayılı kararına ve kanun yararına bozma yoluna konu suçun yalnızca hakaret suçu olmasına göre, kanun yararına bozma isteminin incelenmesi, Yüksek (18.) Ceza Dairesinin görevine girdiğinden, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.