MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen müşteki ... ve vekilinin 12/03/2015 tarihli duruşmada davaya katılmak istediğini belirtmelerine karşın, ilk derece mahkemesince bu istekleri karara bağlanmamış ise de, temyiz dilekçesinin kapsamı gözetilip, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki ...’un davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya katılmasına karar verilerek dosya görüşüldü:
1-1412 sayılı CMUK'nın 309. maddesi uyarınca sanık yararına olan hukuk kurallarına aykırılığın, hükmün sanık aleyhine bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Katılan ... ve sanık ...’ın temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmaları, 17/07/2014 tarihli görgü tespit tutanağı içeriği ve tanık anlatımları karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekili ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.