MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanığın aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmeyip, mağdurları ve tanıkları tanımadığını, bahsi geçen telefon numarasının kendisine ait olmadığını savunması ile sanıkla iletişim kurulan ve sanığın kullandığı iddia edilen ... nolu hattın kardeşi ... adına kayıtlı olduğunun UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıtlarından anlaşılması karşısında; sözkonusu hattın olay gününden 3 ay öncesi ve 3 ay sonrasını kapsar şekilde HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan getirtilerek görüşülen ilgili kişilerin ve ... ’in tanık sıfatıyla dinlenilmesi suretiyle sanığın kullanıp kullanmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2)Kabule göre de;
a)Sanığın üzerine atılı suçu kabul etmemesi, olay tutanağı, mağdur ... ile tanık ...’in aşamalardaki beyanları dikkate alındığında, sanığın mağdur ...’yı fuhuşa teşvik edip, aracılık ettiğine ve yer temin ettiğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu CMK'nın 230/1-b maddesi uyarınca açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
b)Yargıtay bozma ilamı öncesi verilen ilk kararda, sanık hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulandığı, 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasına hükmedildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilmeden, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı olarak, TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması ve 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasının üç kez uygulanmasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.