MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ile temyiz sebebine göre, 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile değişik CMK'nın 286. maddesi gereğince, hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir hale geldiği anlaşılarak, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 288 ve 294. maddeleri kapsamında suça sürüklenen çocuk müdafisinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyizinin; kararın usul ve yasaya dosya kapsamına aykırı olduğu, suçun işlendiğine dair şüpheden uzak, somut ve kesin bir delil bulunmadığı,sabıkası bulunduğundan bahisle lehine olan yasal düzenlemelerden faydalandırılmamasının adalete aykırı olduğuna yönelik olduğu,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 20/02/2014 Tarih ve 752-200 E/K. sayılı kararında belirtildiği üzere kısa süreli hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce re’sen değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasının TCK 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrildiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahkumiyeti bulunması nedeniyle bu hatalı uygulamanın bozma nedeni yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk müdafisi tarafından temyiz edilen ilk kararın lehine bozulduğu halde,bozma sonrası yapılan yargılama giderinin suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, bu nedenle HÜKMÜN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye kısmen uygun olarak, hükümden yargılama gideri ile ilgili kısmından bozma sonrası 9 adet tebligat gideri:105,00 TL,Posta gideri:21,75 TL çıkartılıp yerine "bozma kararı suça sürüklenen çocuk lehine olduğundan bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE,
28/02/2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik CMK'nın 304/1. maddesi gereğince "dosyanın Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere" Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.