MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; sanık ...'ın yokluğunda verilen kararın sanığa tebliğ edilmediği, bu nedenle sanığın temyizinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu ayrıca ...'ın temyiz dilekçesinin sanık sıfatlı olup, silahla tehdit suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
A-Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama , sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...'ya yönelik tehdit suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu;
Anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz davası isteği hakkında tebliğnameye uygun olarak bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B-Sanık ... hakkında müşteki ...'ya yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü bakımından,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosyada mevcut Kayseri Eğitim ve Araştırma hastanesi 20/06/2012 tarihli sağlık kurulu raporuyla; sanıkta "şizofreni" akıl hastalığının tespit edilip tedavisinin uzun süredir devam ettiği, ancak atılı suça karşı TCK'nın 32/1. maddesi kapsamında olmadığının bildirilmesine rağmen; sanığın temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu hakkındaki başka bir davaya ait Kayseri Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü 06/01/2015 tarihli raporunda, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığı ve TCK'nın 32/1. maddesi kapsamında olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle TCK’nın 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda yöntemince alınacak rapor ile çelişki giderildikten sonra sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre;
a)Müştekiler ...ve ...'in olay günü otobüs durağında bekleyen sanık ...'in yanına geldikleri, müşteki ...'ün sanık ...'ten alacağını istemesi üzerine çıkan tartışmada, müşteki ...'in sanık ...'in yüzüne ve karnına vurmak suretiyle müştekiyi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir mahiyette yaraladığı, temyiz dışı diğer sanık ...'ın olaya dahil olmasından sonra sanığın, müşteki ...'i suçtan sonra ele geçirilen bıçakla tehdit ettiği kabul edilen olayın çıkış sebebi üzerinde durularak, müşteki ve sanığın karşılıklı tahrik oluşturabilecek eylemleri saptanıp, haksız davranışların öncelik sonralık durumu, etki-tepki biçiminde gelişip gelişmedikleri, ağırlık düzey ve derecelerine göre denge bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanık lehine TCK'nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy