MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanık ...'ın beyan ettiği son adresi yerine doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğinin usülsüz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın öğrenme üzerine gerçekleştirdiği temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılıp, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği, sanığın duruşmaya davet için gönderilen tebligatların beyan ettiği son adres yerine başkaca bir adrese gönderildiği, bu tebligatların merciine iade edilmesi üzerine MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliği nedeniyle usulsüz olması, ayrıca sanığa gönderilen davetiyede yukarıda bahsedilen meşruhatın da bulunmamasına karşısında, usule uygun meşruhatlı davetiyenin tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeksizin sanığın yokluğunda hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) Kabule göre de;
a) Mahkemece kararın gerekçe kısmında sanık ve inceleme dışı sanığın birden fazla kişi ile birlikte mağduru tehdit ettikleri ve sanığın TCK'nın 106/2-c maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği yönündeki kabule karşın; hükümde uygulama maddesi olarak aynı Kanun'un 106/2-b maddesi olarak gösterilmesi suretiyle hükümde karışıklığa sebep olunması,
b) Mahkemece taraflar arasındaki tartışma neticesinde inceleme dışı sanık Berkay Uzunurgan'ın bıçak çıkardığı, sanık ...'ın bıçağı alıp mağdura salladığı, devamında ise mağduru birlikte tehdit edip uzaklaştıkları yönündeki oluş ve kabul karşısında; sanık hakkında TCK'nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun TCK'nın 106/2-a ve c maddesindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği değerlendirilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, TCK'nın 106/2-a maddesinde düzenlenen nitelikli halin uygulanmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (2-b) nolu bozma yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy