MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
K A R A R
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, gerekçeli karar başlığında mağdur ...'ın adı ve kimlik bilgileri gösterilmemiş ise de; bu husus mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilerek dosya görüşüldü:
A) Sanık ... hakkında 25/09/2013 tarihli karar ile sanığa yükletilen tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması eylemleri hakkında TCK'nın 44. maddesi uyarınca yalnızca tehdit suçundan hüküm kurulduğunun belirtildiği, sanık temyiziyle incelenen kararın tehdit suçu yönünden incelenerek bozulduğunun anlaşılması karşısında; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan 24/12/2019 tarihli hükmün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından, sanık ... ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B)Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, üst Cumhuriyet savcısının TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
C)Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yaşı küçük mağdur ...'a CMK'nın 234/2. maddesi uyarınca zorunlu vekil tayin edilmemiş ise de, somut olayda, kanundan doğan haklarını kısıtlama sonucunu doğurmayan bu usuli eksikliğin, mağdurun on sekiz yaşını tamamlamış olması nedeniyle telafisi mümkün bulunmadığı anlaşılarak; ve mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmaması, ayrıca sanığın 25/07/2019 tarihinde Yargıtay ilamını da içerir duruşma davetiyesini tebellüğ etmesi ve 24/12/2019 tarihli savunmasında Yargıtay bozma ilamına bir diyeceğinin olmadığını belirtmesi karşısında tebliğnamedeki sanığa bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması için duruşmaya davet edilmeden savunmasının alınması ve TCK'nın 43. maddesinin uygulanması yönündeki bozma düşüncelerine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık ...'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 07/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy