MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanıklar hakkında yaralama eylemlerinden kurulan kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildikleri tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar ... ve ...'nın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık ... hakkında, suçun işlendiği 21/02/2007 tarihine göre, temyiz süreci içinde, sanık yararına olan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının ve bu süreye hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesiyle denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suç tarihi arasındaki durma süresi eklendikten sonra, inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan HÜKMÜN açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kamu davasının 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE,
b-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
aa-Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasanın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230, 232, 289/1-g (1412 sayılı CMUK'nın 308/7.) maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
bb-Sanık ... hakkında kabule göre ise; sanığın aşamalarda, yolda diğer sanık ... ... ile birlikte yürürken mağdurun da içinde bulunduğu aracın kendisine dokunduğunu, bunun üzerine dikkatli olmalarını söylemeleri üzerine tartışma çıktığını savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre tehdit suçu yönünden TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.