Hukuki alacağını tahsil etmek amacıyla tehdit suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 150. maddesi delaleti ile 106/1-1. cümle, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair , Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24/09/2019 tarihli ve 2019/185 esas, 2019/398 sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 10/12/2019 gün ve 94660652-105-07-17748-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/12/2019 gün ve 2019/127250 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daire'ye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/10/2017 tarihli ve 2017/18555 esas, 2017/22220 karar sayılı ilâmında, "02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (b-3) bendinde yer alan düzenleme gereğince tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, kanun koyucunun hukuki alacağını tahsil etmek amacıyla tehdit suçunu Türk Ceza Kanunu sistematiğine göre yağma ve nitelikli yağma suçlarına ilişkin 148. ve 149. maddelerden sonra gelmek üzere daha az cezayı gerektiren hal olarak 150. maddede düzenlemesine karşın, anılan suçlara göre verilecek olan cezadan indirim öngörülmeyerek suçun niteliğine göre tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlerin uygulanması emredildiğinden, sanığın artık tehdit suçundan dolayı cezalandırıldığının kabulünün gerektiği cihetle, 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesine göre dosyanın anılan suç yönünden öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden..." şeklinde belirtildiği üzere, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan cezalandırıldığının kabulünün gerektiği ve söz konusu suç yönünden ise 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi gereğince uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle, 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesine göre dosyanın öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebinin içeriğine, ihbarname tarihine, hükümde kabul edilen eyleme, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 30/01/2019 gün ve 2019/1 sayılı kararına, sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan hüküm kurulmasına, Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 27/12/2016 tarihli ve 2016/215, 19/04/2017 tarihli ve 2017/110 sayılı kararlarının içeriğine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13/12/2018 tarihli ve 2017/402 esas, 2018/644 sayılı kararına göre, kanun yararına bozma isteminin incelenmesi Yüksek 6. Ceza Dairesi'nin görevine girdiğinden, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daire'ye gönderilmesine, 30/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.